The rapid and effective delivery of relief supplies to people in need after a disaster depends on the accurate selection of distribution sites in disaster logistics. In this study, the criteria used for determining distribution site locations within the scope of disaster logistics were examined and compared. The comparisons were conducted using the Analytic Hierarchy Process (AHP) and Fuzzy AHP methods, which are among the multi-criteria decision-making (MCDM) techniques. The AHP method was chosen because it is one of the most frequently used techniques in MCDM due to its advantages in calculating the weights of main and sub-criteria. The Fuzzy AHP method, on the other hand, was used to address the uncertainties inherent in the traditional AHP and to enable comparison between the two approaches.
A literature review was conducted, and expert opinions were gathered to determine four main criteria and eighteen sub-criteria for distribution site selection in disaster logistics. The identified criteria were weighted based on the comparisons made by decision-makers, and the analyses were carried out using both methods. Studies combining AHP and Fuzzy AHP methods are limited in the literature. Therefore, this study aimed to reveal the effects of these two methods on the decision-making process under uncertainty by comparing their results. The findings showed that the fuzzy approach better represents uncertainties; however, it did not produce significantly different results in determining the criteria for distribution site selection in disaster logistics.
Afetler, doğal ya da insan kaynaklı nedenlerle meydana gelen toplumların sosyal, ekonomik ve fiziksel yapısını ciddi biçimde etkileyen olaylardır. Deprem, sel, yangın, fırtına, heyelan ve endüstriyel kazalar gibi afet türleri, özellikle yoğun nüfuslu bölgelerde geniş çaplı yıkıma ve acil insani ihtiyaçların doğmasına neden olmaktadır. Bu tür durumlarda, afetzedelere temel ihtiyaçların (barınma, gıda, su, sağlık hizmetleri vb.) en kısa sürede ulaştırılması gerekmektedir. Bu nedenle, afet yönetiminin afet sonrası müdahalede ilk aşaması afet lojistiğidir.
Ulusal ve uluslararası düzeyde yürütülen afet lojistiği ve insani yardım operasyonlarının temel amacı, afetlerin yol açtığı acıları hafifletmek, kayıpları azaltmak ve afetzedelerin insan onuruna yakışır bir yaşam standardına yeniden ulaşmalarını sağlamaktır. Bu kapsamda su, gıda, ilaç ve diğer hayati öneme sahip malzemeler; ulusal kurumlar ve uluslararası yardım kuruluşlarının koordinasyonu ile afet bölgelerine ulaştırılmaktadır. Ancak bu süreç, doğası gereği oldukça karmaşık, dinamik ve zaman baskısı altında yürütülen bir yapıya sahiptir. Afetlerin ani ve öngörülemez oluşu, altyapı hasarları, ulaşım zorlukları ve iletişim aksaklıkları gibi etkenler, etkilenen bölgelere hızlı ve etkili müdahaleyi güçleştirmektedir (Yaman&Bostan,2021: 521). Bu nedenle afet lojistiğinde operasyonel etkinliği belirleyen en önemli unsur dağıtım yeri seçimidir. Dağıtım merkezleri; yardım malzemelerinin depolanması, sınıflandırılması ve ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması süreçlerinin yönetildiği yerlerdir. Bu merkezlerin uygun konumlandırılması, afet sonrası müdahale süresini kısaltmakta ve kaynakların verimli kullanılmasını sağlamaktadır. Uygun dağıtım yeri seçimi yapılmadığında ise yardım malzemeleri ihtiyaç sahiplerine zamanında ulaşamamasının yanı sıra hem zaman hem de maliyet kayıpları yaşanmaktadır. Dolayısıyla, doğru dağıtım yeri seçimi, afet sonrası müdahalenin ilk adımını oluşturmaktadır.
Dağıtım yeri seçimi, birbirine bağlı pek çok faktörün dikkate alınmasını gerektiren çok kriterli bir karar verme sürecidir. Bu çalışmada “konum”, “altyapı”, “iş birliği” ve “güvenlik” kriterleri afet lojistiği açısından öne çıkan belirleyici kriterler olarak seçilmiştir. Kriter seçimleri literatür taramaları sonucu, uzman görüşlerinin ortak kararlarıdır. Konum, dağıtım merkezinin afet bölgesine yakınlığını, ulaşım kolaylığını ve erişim süresini ifade eder. Altyapı, merkezin bulunduğu bölgedeki ulaşım, enerji ve iletişim olanaklarının yeterliliğini kapsar. İş birliği, yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları ve özel sektör arasındaki koordinasyon düzeyini yansıtırken; güvenlik kriteri hem malzemelerin hem de çalışanların güvenliğinin sağlanmasına yönelik çevresel ve sosyal faktörleri içerir (Turgut,2011:480-481).
Bu tür çok boyutlu problemlerin çözümünde ÇKKV yöntemleri sıklıkla kullanılmaktadır. Bu çalışmada, afet lojistiğinde dağıtım yeri seçim kriterlerinin önceliklendirilmesi amacıyla AHP ve BAHP yöntemleri uygulanacaktır. AHP yöntemi, karar vericilerin ikili karşılaştırmalar yaparak kriterlerin göreli önem düzeylerini belirlemesine olanak tanıyan yapılandırılmış bir yaklaşımdır. Ancak, karar vericilerin değerlendirmeleri çoğu zaman kesin sayılarla ifade edilemeyip belirsizlik içerir. Bu durumda, insan yargılarındaki bulanıklığı daha gerçekçi biçimde modelleyebilen BAHP yöntemi devreye girmektedir.
Bu bağlamda, çalışmanın amacı; afet lojistiği kapsamında dağıtım yeri seçimi için belirlenen ana kriterlerinin ve ana kriterlere ait alt kriterlerin karşılaştırmalı olarak analiz edilmesidir. Böylelikle, belirsizlik koşullarında hangi yöntemin daha tutarlı ve uygulanabilir sonuçlar ürettiği ortaya konulacak ve afet yönetiminde karar vericilere daha etkin bir değerlendirme çerçevesi sunulacaktır. Bu çalışmadaki kriterler, alanında uzman kişiler ve literatür taraması ile 4 ana kriter ve 18 alt kriterden oluşmuştur (Duman,2023; Ömürgülsen ve Menten,2021; Temur ve ark, 2019; Gökgöz,2020). Kamu kurumlarında karar verici olarak görev yapan 3 uzman kişi ile yüz yüze görüşme ve anket uygulaması yapılmıştır. Kriterler AHP ve BAHP yöntemleri kullanılarak kıyaslanmıştır. Çalışma kapsamında öncelikle konuyla ilgili literatür incelemesi, kavramsal çerçeve ve sonrasında uygulama bölümüne yer verilmiştir.”
| Primary Language | Turkish |
|---|---|
| Subjects | Disaster and Emergency Management |
| Journal Section | Research Article |
| Authors | |
| Submission Date | October 28, 2025 |
| Acceptance Date | December 29, 2025 |
| Publication Date | January 3, 2026 |
| Published in Issue | Year 2025 Volume: 8 Issue: 2 |
ISSN: 2667-4491
Dear Authors,
According to the February 25, 2020 dated ULAKBIM decision, all kinds of researches conducted with qualitative or quantitative approaches that require data collection from participants using survey, interview, focus group study, observation, experiment, interview techniques, and the use of humans and animals (including materials/data) for experimental or other scientific purposes require an Ethics Committee certificate.
The ethics committee approvals obtained in accordance with the “publication policy” of the articles submitted to the Turkish Academic Social Sciences Research Journal must be specified in the METHOD section of the article and uploaded to the system. Publications with plagiarism report over 20% and studies without ethics committee approval will not be evaluated for publication in our journal.
Thank you for your attention and understanding.
This work is licensed under Creative Commons Attribution-NonCommercial 4.0 International License